Genel

Kitle İletişim Hukuku Ne Demek? Kitle İletişim Hukuku Nedir?

Kitle İletişim Hukuku Ne Demek, Kitle İletişim Hukuku Nedir;

Kitle İletişim Hukuku

İletişim faâliyetlerinin bir nizâm içerisinde gerçekleştirilmesi zarûrîdir. Kitle iletişim hukuku , kitle iletişim faaliyetleri şumûlünde tanzîm edilmesi ve teftiş edilmesi gereken hak ve hürriyetlere müteallik olarak kânunlarda yer alan prensiplerin , yasakların , aykırı davranılması hâlinde uygulanacak yaptırımların ve benzeri mevzûların tanzim edilmesinden meydana gelmektedir.
Kitle iletişim sahasında faaliyette bulunan şahıs ve kuruluşların sahip oldukları ayrıcalıklar , tanınan kolaylıklar , sağlanan avantajlarla yürütülecek faaliyetlerin âmmenin menfaati ve ferdî haklara aykırıklar taşımamasını sağlamaya yönelik tanzimât , kitle iletişim hukukunun şumûlünde yer alır.
Kitle iletişim hukukunun temelleri , Anayasada yer alan hükümlerden , beynelmilel (milletler arası) anlaşmalardan ve kanuni tanzimâtlardan meydana gelmektedir.

A. Kitle İletişim Hukukunun Anayasal Temelleri
1. Haberleşme Hürriyeti
2. Fikir ve Kanaat Hürriyeti
3. Fikrini Açıklama ve Yayma Hürriyeti
4. Bilim ve Sanat Hürriyeti
5. Basın Hürriyeti
6. Süreli ve Süresiz Yayın Hakkı
7. Basın Araçlarının Muhâfazası
8. Kamu Tüzel Kişilerinin Elindeki Basın Harici Kitle İletişim Araçlarından Faydalanma Hakkı
9. Düzeltme ve Cevap Hakkı

1. Haberleşme Hürriyeti
1982 Anayasası 22. Maddesi : Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir

2. Fikir ve Kanaat Hürriyeti
1982 Anayasası MADDE 25.– Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

3. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
MADDE 26.– Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

4. Bilim ve Sanat Hürriyeti
MADDE 27.– Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri ( devletin yapısı ve temel nitelikleri ) hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.

5. Basın Hürriyeti
MADDE 28.– Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.

6. Süreli ve Süresiz Yayın Hakkı
MADDE 29.– Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasi, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır.

7. Basın Araçlarının Muhâfazası
MADDE 30.– Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

8. Kamu Tüzel Kişilerinin Elindeki Basın Harici Kitle İletişim Araçlarından Faydalanma Hakkı
MADDE 31.– Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir. Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.

9. Düzeltme ve Cevap Hakkı
MADDE 32.– Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.

B. Uluslararası Hukuk
Kişi hakları ve ülkelerin menfaatleri açısından kitle iletişim faaliyetlerinin uluslararası seviyede tanzim edilmesi gündemek gelmiş ve iki temel belgede mevzû tanzim edilmiştir. Bu belgelerden biri İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi , diğeri ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘dir

1. İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi
İnsan hakları evrensel beyannâmesinin 19. maddesine göre ; Her ferdin fikir ve ifâde hürriyeti vardır. Bu hak , fikirlerinden dolayı rahatsız edilmemek , ülke hudutları mevzu bahis olmaksızın bilgi ve fikirleri her vasıtayla aramak , elde etmek ve yaymak hakkını zarûri kılar.

2. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Avrupa insan hakları sözleşmesi’nin 10. maddesi ifade hürriyetiyle birlikte kitle iletişim hürriyetinide tanzim etmiştir.
MADDE 10
İfade özgürlüğü
1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu
makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin,
kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme
özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve
sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.
2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin
kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda
ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin
korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin
önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının
korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin
yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı
formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.

C. Kânûnî Düzenlemeler
1. Basın Kanunu
2. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun
3. Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu
4. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

1. Basın Kanunu
Basın kanunu , basınla alakalı temel mefhumlardan , uyulması gereken temel prensiplere , basın hürriyetinin muhtevâsının tavsif edilmesine , yayın kuruluşlarının yapılandırılmasına , cezai ve hukuki sorumluluğa , düzeltme ve cevap hakkına kadar pek çok mevzuyu tanzim etmiştir.

2. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun
Radyo ve televizyon yayınları çeşitli esbâb-ı mucibelerle önceleri devletlerin tekellerinde kalmış özel sektörün bu sahada faaliyet göstermesine izin verilmemişken , zaman içerisinde ortaya çıkan fiili durum bir anayasa değişikliği ile kanuni zemine kavuşturulmuştur. 13.4.1994 tarih ve 3984 sayılı radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanun ilk defa özel sektörün radyo ve televizyon yayıncılığına girmesine izin vermiş ve bu sahayı tanzim etmiştir.
Bu kanunun getirdiği bir başka yeni düzenleme ise , özel radyo ve televizyonların yayıncılık faaliyetlerinin takibiyle vazifeli olmak üzere , düzenleme , müşâhede ( gözetim ) ve teftiş selâhiyetlerine sahip , gerektiğinde idâri vasıfta yaptırımlar uygulayabilen bir kamu kuruluşu olan RTÜK’nun kurulmasıdır. 1984 Sayılı kanun RTÜK’nun oluşumunu , vazife , selâhiyet , sorumluluk ve çalışma usulünü tafsilâtlı olarak tanzim etmiştir.

3. Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu
Özel sektörün radyo ve tv yayıncılığı sahasında faaliyette bulunmalarının önünü açan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanundan önce , 11.11.1983 tarihli 2954 sayılı Türkiye Radyo Ve Televizyon Kanunu ile radyo ve televizyon sahasında devlet yayıncılığına ilişkin tanzimât getirilmiştir.
Özel sektörün radyo ve tv yayıncılığına başlamasında sonra da yürürlükte kalmaya devam eden kanun , RTÜK’nun kurulmasına mesned oluşturmaktadır.

4. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu
Bilgi edinmeyi bir hak olarak tanzim eden 9.10.2003 tarih ve 4982 sayılı bilgi edinme hakkı kanunu kitle iletişim faaliyetlerinin âmmenin faydasına yapılan bilgi sağlama/bilgi aktarma faaliyeti olduğunu , açıkça tanzim etmesede ortaya koymuştur.

D. Kitle İletişim Faaliyetlerinin Hudutlandırılması
Kitle iletişim faaliyetlerinin Anayasal ve kanuni tanzimata tâbi tutulması , kitle iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında uyulması gereken kaaidelerin belirlenmesi , faaliyetleri yürütecek kurum ve müesseselerin nasıl kurulacakları , vazife ve sorumlulukların neler olduğu , uyulması gereken yasaklar ve benzeri mevzuların kanunda yer alması mânâsına gelir.

1. Müsbet (olumlu) Hudutlandırmalar
Anayasa ve kanunların ilgili maddelerinde yer alan hürriyetlerin kullanılmasını tanzim eden , kullanılmasına yol gösteren tanzimât , kitle iletişim faaliyetlerinin müsbet hudutlarını oluşturur. Müsbet hudutlandırmalar kitle iletişim faaliyetleri sırasında uyulması gereken temel prensipleri , yayın ilkeleri ve yayın sorumluluklarını ifade etmektedir.

2. Menfi (olumsuz) Hudutlandırmalar
Menfi hudutlandırmaların temelinde anayasada yer alan yasaklar yer almaktadır. Kitle iletişim faaliyetlerinin yemelinde yer alan hürriyetlerin kötüye kullanılması yasağı kitle iletişim faaliyetlerinin temel hududunu oluşturmaktadır.
Kitle iletişim hukukun temelini oluşturan Basın Kanunu ve Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun dışında bazı kanunlarda suçla mücadele , kamu nizamının korunması , milli güvenlik ve benzeri mevzulardan dolayı kitle iletişim kurum ve kuruluşlarına hudutlar getirilmiştir. Bu bağlamda , Olağanüstü Hal Kanunu , Türk Ceza Kanunu , Terörle Mücadele Kanunu , Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanun gibi çeşitli kanunlarda kitle iletişim faaliyetlerinin hudutlandırılmasına dair düzenlemeler yer almaktadır.

Yorum Bırakın