sema

Semâ ve mukabele de denilen tasavvuftaki devran anlayışına uygun biçimde , Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin (ö.1273) zaman zaman yaptığı nakledilen kendi etrafında dönme (semâ) şeklindeki hareketinden alınan ilhamla , kendisinden sonra geliştirilerek düzenlenmiş bir zikir toplantısıdır.

Mevlevî semâı kısaca bir ‘ aşk meclisi ‘ olarak ifade edilir. Mevlevî âyini kıyamet gününü , semâ insanın mîrâca yükselişini ve manevi yolculuğunu temsil eder. Kollarını açarak semâ eden semâzenin sağ eli dua edercesine göğe dönük , devamlı olarak baktığı sol eli yere dönüktür. Böylece hak’tan aldığı manevi lezzet ve güzellikleri , hak gözüyle baktığı halka ulaştırmaktadır. Semazenin başındaki sikke mezar taşı , tennûre kefeni , sırtınaki hırkası da kabridir. Semâ yapılan semâhane kâinâtı , semahanenin sağ tarafı görünen maddi alemi , sol tarafı ise görünmeyen maddi alemi temsil eder. Ney insan-ı kâmili , neyin üflenmesi ise ölümden sonra sûr desi ile dirilmeyi anlatır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>