Bir aile ufak bir gezinti yapmak için , Avrupa’nın farklı ülkelerinde de yaygın olan hayvanat bahçelerinden birine gitmek ister. Bu hayvanat bahçelerini daha fazla egzotik yapmak için Avrupa bulunmayan ve insanların çok merak ettiği  vahşi hayvanlar getirilmiştir. Bu hayvanlar içinde gergedanlar, zebralar, maymunlar ve oğlaklar gibi bir çok vahşi hayvan vardı. Bir Avrupalı için oldukça ilgi çekiciydi. Fakat bu hayvanat bahçesinde sadece hayvanlar yoktu. İnsanların en az hayvanlar kadar merak ettiği  kolonilerden getirilmiş köleler de sergilenmekteydi.

O sırada yayınlanan birçok gazete ve makalede medeni dünyadan  olmayan bu insanların ne kadar vahşi ve  ilkel varlıklar olduğu vurgulanıyordu.Bu sergilenen insanları evrimini tamamlamamış olarak tanımlıyorlardı. Şık giyinmiş hanımefendi ve beyefendilerin sergilenen çocukları beslememesi için uyarılıyordu. Binlerce insan gemilerle zorlu deniz yolculuklarıyla,
kolonilerden insan hayvanat bahçelerine taşınıyordu.

O zorlu şartlarda kaç tane kadın, çocuk ve  hastanın yollarda öldüğü hala bilinmiyor. İnsan hayvanat bahçeleri reklam afişleri şehirlerin her tarafına asılıyordu. Ne kadar çok ziyaretçi o kadar kar demekti. İzleyicilerin keyifleri için hiçbir şeyden kaçınılmıyordu.  Sergilenen insanları için yapay köyler ve barakalar yapılmıştı. Her şey izleyicilerin mutlulukları için tasarlanmıştı. Sanki bir film setiydi ve izleyiciler onları dev ekranlardan izliyordu.

İnsan hayvanat bahçelerinde sergilenen insanlar

Burada sergilenen insanlar tam bir köle yaşamı sürmüyordu. Çünkü sergilenmek bir meslek olarak görüldüğü için bir miktar para alıyorlardı. Ama bu onların ücretli köleler olduğu gerçeğini asla değiştirmez. Milan, New York gibi birçok şehirde kurulan insan hayvanat bahçelerinde binlerce insan sergilendi. Sömürge Sergilerinde insanlar çoğunlukla çıplak veya yarı çıplak bir şekilde kafeslerde sergilenirdi.

Sergiler o kadar ilgi çekiciydi ki Paris’teki 1931 sergisine  altı ay içinde 34 milyon kişi katıldı.

Yorum Bırakın

Copyright © 2016. Created by Ne Demek